KÖŞE YAZARLARI

SURET

Sevginin; dili, hatta rengi, kokusu bile var.

Merhametin beyinde bıraktığı hazzı…

Vicdanın tüy gibi hafifliği var.

Tüm bunları akılcı, çağdaş, bakış açıları geniş, esnek, gelişime her daim açık kullanan herkesin vizyonu ve misyonu var.

 

Her şeyin bir sureti olduğu kadar!..

Dünya edebiyatının ünlü yazarlarından Franz Kafka’nın hikâyesini paylaşmak istedim sizlerle.

Hikâyeye göre günün birinde Franz Kafka, olağan yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş.

Kafka, bebeği onun yerine aramayı önermiş ve ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. Bebeği bulamaması üzerine Kafka, küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış ve buluştuklarında kendisine okumuş:

“Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” Bu birçok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş.

Derken zaman geçmiş, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız, aslından bir hayli farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: “Yolculuğum beni çok değiştirdi.”

Uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin haline gelmiş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. Kısaca şöyle yazmaktadır: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.”

Yeter ki, o suretleri görmeyi seçelim.

Umudumuzu kaybetmeyelim.

Hakkını vererek sevelim her şeyi, doğayı, canlıları, yabancıları, ülkemizi en önemlisi birbirimizi.

Haklarımıza tecavüz etmeden, saygıyı koruyabilelim.

İhtiyacımız var. Hava kadar, su kadar.

Sevgisiz, suretsiz “HİÇ”iz!..

Sevgiyle kalın.

 

 

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR