KÖŞE YAZARLARI

Ufukta seçim yok, bu geziler niye diyeceksiniz…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı makamındaki 3. yılını anlattığı NTV’de icraatının yanı sıra, halkla olan iletişimindeki o ince ayrıntıları da paylaşmıştı.

 Dedi ki:

Şahsıma gönderilen mektupları fırsat buldukça tek tek okuyorum, şimdi buradan söyleyince daha çok artacak belki ama (gülerek) birçoğunu kendim yazarak cevap veriyorum, eğer acil ise hemen öyle bağlatarak falan da değil, kendi telefonumdan arıyorum.”

Açıkçası o an, onun kadar yoğun bir yaşantı tarzımın üçte biri dahi olmamasına rağmen, internet sitelerinde yer alan köşe yazılarıma okuyucularımın yaptığı yorumları çoğu zaman okuma fırsatı bulup cevap yazamadığımı hatırladım ve hayıflandım.

Cumhurbaşkanı halkıyla sadece böyle bir iletişim kurmuyor. Gezilerinde, toplantılarında, nereye giderse gitsin bebeğinden yaşlısına, engellisinden hastasına kadar her kesimle rahatça bire bir iletişime geçme özelliği var. Dedenin elini öpüyor, nineye sanki onun evladıymış gibi içten sarılıyor, küçük çocuğa el öptürmüyor, aksine onun elini öpüyor. Hele çocuklara oyuncak dağıtmadan yanlarından geçmiyor.

Kendisi de söyledi:

 “Yanımdaki arkadaşlar, korumalar sıkı tembihli.

Sık sık diyor ya;

“Halkımın arasında güvendeyim”

                          ******                         ******                       ******

Aynen öyle…

İnanmayacaksınız ama 15 Temmuz ve sonrasında ayan beyan gördük. Bu ülkede onun için canını feda edecek binlerce insan var. Bu ülkede onun sağlıklı olması, işlerinin rast gitmesi için dua eden milyonlar var. O programda da söylediği gibi Cumhurla kucaklaşan bir Cumhurbaşkanı var, öncesinde de halkıyla kucaklaşan bir Başbakan, bir parti lideri.

onun samimi, içten iletişiminden kaynaklanıyor.

Arada şahıs yok, aracı kurum yok.

Hiçbir kaygı ve endişeye mahal vermeden. Üstelik daha önceki ve mevcut bazı liderlerin yaptığı gibi seçim amacı nedeniyle piar çalışması olmadan…

Sevgisi, ilgisi tamamen doğal.

Yapmacık değil!..

Hani, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtları her fırsatta dile getirmekten kaçınmıyor ya; “Diktatör diye…”
Şimdi soruyorum hangi diktatör halkıyla böyle bir aracısız iletişime geçer ve onun sevgisini, güvenini alır!

                         *****                             ******                               ******

Cumhurbaşkanı Erdoğan halkıyla olan iletişimde sergilediği bu içtenliği siyasette il başkanlarına, belediye başkanlarına ve milletvekillerine de tavsiye ediyor. Devlet kademesindeki işleyişte de bürokratlara:

“Cep telefonunuz ve kapınız açık olacak. Ulaşılır olacaksınız. Biz ‘Devlet halkı için vardır’ anlayışını benimseyen atalarımızın izindeyiz.”

İşte Bursa’da da yerelde bu anlayışı sessiz sedasız götürmeye çalışan bir isim var.

Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali.

Hiç övgü olarak algılamayın. Girin twitter hesabına göreceksiniz. Sadece makam odasının kapısı açık değil, gönül kapısı da açık…

Her gün en az 3 evin kapısını çalıp, konuk oluyor.

Öyle şaşalı, ekiplerle, korumalarla, siyah makam araçlarıyla konvoy halinde gitmiyor, çevreye de rahatsızlık vermemek adına makam aracıyla gideceği evin kapısına yanaşıyor ve zili çalıp içeriye sadece kendisi giriyor. Ev halkıyla sohbet edip, çıkıyor.

Sorun dinliyor, eğer çözülmesi gereken bir konu var ise hemen müdahale edip çözüyor ve çalışmaları hakkında kısa bilgi verip ayrılıyor.

Eğer gittiği evde çocuk varsa mutlaka oyuncak veriyor. O evden ayrıldıktan sonra da kısa süre sonra mahallede mütevazı yapısıyla misafirperverliği dilden dile konuşuluyor. 

Ortada seçim falan yok. En erken gözükeni 2019.

Sadece ev ziyareti mi?

Hayır, gün içinde mutlaka bir esnaf ziyareti de gerçekleştiriyor, hem de öyle kapıdan uğrayıp, selam vererek gitme değil, oturuyor, çayını içiyor, sohbet ediyor.

Paylaşımlarında bu ziyaretlerle ilgili olarak şöyle bir not düşüyor:

Ev ziyaretlerimizle gönül bağlarımızı güçlendirmenin yanında ilçemizin geleceğine toplumun tüm kesimleriyle birlikte yön vermiş oluyoruz.”

Dediği gibi, ev ve esnaf ziyaretleriyle sorunları yerinde dinlemiş olduğu gibi, fikir ve önerilerle de istişare mekanizmasını geliştirip, kentli ile birlikte kentin yönetimine yön veriyor.

Göreve geldiğinden bu yana basından, kameralardan uzak gerçekleştirdiği bu ziyaretler başarılı belediye başkanı olmasının yanı sıra, onun kentin diğer ucunda da şehir efsanesi haline gelmesine yol açıyor!..

 

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR