KÖŞE YAZARLARI

Büyükşehir voleybolda neler oluyor?

Voleybol Vestel Venüs Sultanlar ve Efeler Ligi’nde 1. etap 2. yarı maçları hafta sonunda oynanacak maçlarla start alıyor.

Yarın Bursa’da saat 19.00’da Nilüfer Belediyespor’la Galatasaray Cengiz Göllü’de fileye yükselirken, Bursa Büyükşehir Belediyespor 7 Ocak Pazar günü saat 14.00’te Metro Enerji Salonu’nda Fenerbahçe’nin konuğu olacak.

Sönmez Filament, Oyak Renault, Makosporlu yılların ardından bir daha merkeze elit düzeyde başka bir erkek takım çıkartamayan Bursa voleybolu; bayan endeksli profilinde de bu sezonun ilk yarısını beklentilerin bir hayli altında tamamlayabildi.

Belediye orijinli iki temsilcimizden Bursa Büyükşehir ilk yarıyı 11 maç sonunda 4 galibiyet 7 yenilgi ile 6. sırada bitirirken, Nilüfer aynı puan ve set averajıyla 7. sıraya tutunabilmiş durumda.

Bu sonuç; yıllardır ilk 5’in dışına çıkmayan Büyükşehir için büyük bir hayal kırıklığı kuşkusuz.

Geçen yıl play-out oynayıp kümede kalabilen Nilüferspor yeni sezonda bir tık daha yukarılarda yer almayı hedeflese de hesapta olmayan maçların kaybedilmesiyle istediği sıralamasını tutturamadı.

Bu yazımızda Bursa Büyükşehir Belediyespor’u değerlendireceğiz.

Kadro antrenör dahil neredeyse tepeden tırnağa değişse de oyun ve skor anlamında bir adım ileri gidilememesi camia için de büyük sürpriz oldu.

CEV Challenge Cup kupalı şampiyon antrenör Jan De Brandt’ın ekonomik nedenlerle Fenerbahçe’yi seçmesinden sonra göreve Seramiksan’ın Brezilyalı antenörü Angelo Vercesi’nin getirilmesi, bu seçimin süreç içinde doğru bir tercih olmadığını ortaya çıkardı.

Kafasına göre yeni bir sistem oturtmak isteyen Brezilyalı hocanın uygulamada sorunlar yaşamasının yanı sıra, düzenin dışına çıkmak istemeyen bazı oyuncularıyla da ters düşmeye başlaması, başarı çıtasını en başlarda aşağılara çekiverdi.

Örneğin milli libero Gizem Karadayı, partneri Aylin Sarıoğlu’nun gölgesinde kalmaya başlamasını ‘Vercesi kararı’ olduğuna kendini inandırınca, staff’la yönetimin sonradan ikna çabaları bir işe yaramayacaktı.

Üstlerden ‘Aylin iyi oynayınca, Galatasaray’dan teklif alan Gizem’e izin verdik’ açıklaması gelmiş olsa da ayrılığın asıl nedeni oyuncunun yeni yuvasında kendini mutlu hissetmemesiyle, aldığı sürelerin giderek azalmaya başlamasıydı.

Yeni transferlerden pasör Nilay Özdemir’in de hem konumundan, hem de sürelerinden şikâyetçi olduğu bir başka iddia konusu.

Takıma beklenildiği ölçüde liderlik yapamayan Nilay’ın saha içinde de bazı oyuncularla iletişim kopukluğu yaşadığı bir gerçek. 3 numaradan (orta hücum) Ergül’le, Belien’i beklenildiği şekilde kreatif kullanamayan Nilay psikolojik olarak girip, çıkmalardan olumsuz etkilenen bir oyun karakterine sahip. Alternatifi Cansu’yla kötü oynadığı dakikalarda değişime girince resmen demoralize olup, kendini maça veremiyor.

Nilay’ın da takımdan gitme arzusu içinde olduğu, hiç değilse sezon sonuna kadar idare etmesinin kendisinden istendiği aldığımız duyumlar arasında. Tabii bu değerlendirmeleri yaparken tüyoları kulübün içinden değil, başka bir kaynaktan ve emin ağızlardan öğrendik; orası da bizde kalsın!..

İki sezon 2 ve 4 numaralardan takımın hem içeride, hem de dışarıda skor yükünü çeken Brezilyalı Joycina Da Silva’yla Macar Dora Horvarth’ın yerine Bulgar Emilia Nikolova ile Belçikalı Charlotte Leys’in transfer edilmelerinin, kadroya beklenilen ivmeyi kazandıramaması bir başka şikâyet konusu.

Nikolova Joycina’nın seviyesini tutturamazken, Leys birçok maçta kötü oynayınca maçları kenarda yedeklerin arasında geçirmek zorunda kaldı. Çözüm olarak Beylikdüzü ile oynanan kupa maçlarında 2 numarada Ukraynalı Bytsenko’ya şans veren antrenör Vercesi’nin bu değişimden de pek mutlu olmadığı bir başka iddia.

Köşelerden tutmayan dikişin, orta oyuncu pozisyonunda getirilen Hollandalı Belien’le de bir başka şok daha yaşattığı bilinen gerçek.

Pasörlerle yaşadığı koordinasyon eksikliği nedeniyle ortadan yaptığı hücumlarda istediği gibi topları öldüremeyen Belien’in bu yüzden zaman zaman 2 numarada denendiği maçlar bile görüldü!

Hemen belirtelim; hoca seçiminin de yanlış yapıldığı, Vercesi’nin bu kalibrede bir kadro için hafif kaldığı camia içi öz eleştirisi.

Yabancıların deyim yerindeyse hayal kırıklığı yaşattığı bir ilk yarıda; istikrar abidesi olan Fatma Yıldırım’ın köşeleri tabanca gibi kullandığı serilerde Bursa BŞB hiç zorlanmadan sonuca gitti. Böyle bir katkının yerli oyuncudan gelmesi; şüphesiz hem kulüp, hem de voleybolumuz adına sevindiriciydi.

Sonuç itibarıyla 4. sıra için Galatasaray’ın tahtına göz dikmişken; bunun bile altında kalıp, Halkbank’ın takipçisi konumuna gelmek, böyle bir kulüp için asla başarı sayılamaz!

Puan cetveline bakılınca; düşüş sürecinin önüne geçilememesi halinde küme düştüğü varsayılan İlbank sayılmazsa; 11. sıradaki Çanakkale Belediyespor’la Büyükşehir arasında sadece 1 galibiyetlik fark kaldı.

Yani yeniden ivme kazanılamazsa; matematiksel olarak play-out oynamak bile ihtimal dâhilinde.

Peki, bundan sonra ne olur diye sorulacak olursa?

Senaryolar çok değişik.

Yeni onursal başkan Alinur Aktaş’ın ağır borç stoku nedeniyle (22 milyon lira olduğu söyleniyor) mevcut kadroya lig arasında takviye düşünmediğini iyi biliyoruz.

Bir sonraki sezon ise bütçede küçülmenin yaşanacağını sağır sultan bile öğrenmiş durumda.

Bir başka iddia; İnegöl Belediyespor icraatında spor kulübünün 3 milyon liralık total bütçesinden Balkan Kupası’na katılma başarısını gösteren erkek voleybol takımı çıkartan Aktaş’ın, benzer bir uygulamayı Bursa BŞB çatısı altında da deneyecek olma ihtimali.

Bayan takımında makas daralırken, erkek şubesini vizyona çıkartma gibi bir icraat peklaâ söz konusu olabilir. Ya da iki şube, kardeş kardeş mütevazı paralarla orta şekerli idare eder.

Hemen belirtelim; bunları sevgili başkanın ağzından öğrenmedik. Tersine kendisi son derece ketum birisi ve sezon bitmeden açıklama yapmayacağının altını çizdi.

‘Nereden duydun?’ diye sorulacak olursa eğer;

Bu kadarlık istihbarat da bizim meslek sırrımız olsun müsaadenizle!..

 

 

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR