KÖŞE YAZARLARI

Yalnız kovboy ‘Bursaspor Durmazlar’

Başka bir kulübün oyuncuları olsa çoktan bırakıp, gitmişlerdi.

Anlatmaya hangisinden başlayalım ki?

Basketbola ilgisizlik yerlerde sürünüyor!..

En başta şube yönetimin umurunda bile değil!

Maçlara gelmedikleri gibi; sorunlarını çözme gibi bir dertleri de yok!..

Para, pul derseniz o hiç yok…

3 aydır ödeme alamıyorlar.

Allah’ı var, sponsor firma Durmazlar üzerine düşen mali sorumluluğu noktasına virgülüne yerine getiriyor da Gaziantepspor gibi olmadık…

Öğrendiğim kadarıyla her ay, üzerine düşen katkı ne ise onu kulübe aktarıyormuş.

Peki, kulüp ne yapıyor?

Elini cebine atmadığı gibi, sponsordan gelen parayı da muhtemelen futbol şubesine, ya da kulübün acil ihtiyaçlarına kaynak olarak kullanıyor, yoksa üç beş kuruş da olsa oyuncuların cebine bir şeyler girmesi gerekirdi!

Maçların sonuçlarına göre katlanan İddaa gelirlerinin akibeti de soru işareti!..

Belli ki kulüp kasasına giren her türlü gelir ‘futbol’un emrine amade; basketbol harcamaları için ayrı bir havuz kurulmuş olabilse; bu kadar sıkıntı yaşanmazdı. 

An itibarıyla durum çok vahim, bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Kulüp Bursaspor değil de atıyorum Çırçırspor olsaydı; kim varsa başının çaresine bakardı.

Sözleşmeleri ödemeler gecikirse tek taraflı fesih hakkı tanımışken, hiçbirisi bunu kullanmak istemiyor.

Çünkü Bursaspor’la; az ama öz sayıda maça gelen taraftarın kendilerine verdiği tribün desteğini çok seviyorlar.

Hele hele iki yabancı Karlo ve Borovnjak tam bir Bursa aşığı.

Ama bu bile bir yere kadar, ilgisizlik devam ederse bir sabah bakmışsınız valizleri toplayıp, ülkelerine uçmuşlar!..

Yerlisi, yabancısıyla bu çocuklar ev, bark geçindirip, çoluk çocuk bakıyor beyler!

Oturdukları daireler kira, her ay suyuna, elektriğine, doğal gazına ödeme yapıyorlar, kusura bakmazsanız eğer bunlar birer insan; biyolojik ihtiyaçları için yiyip, içip karın doyuracak, aç mı yaşasınlar!..

Bu şube hâlâ yaşayabiliyorsa; bir Şemsettin Baş’ın, iki Sezer Sezgin’in haklarını kimse ödeyemez.

Antrenör Baş’ın bugüne kadar yapmadığı fedakârlık kalmadı. O da neredeyse kafayı yemek üzere.

‘Benim paramı vermeseniz de olur, yeter ki oyuncular mağdur olmasın!’ diyecek kadar gani gönüllü, daha ne yapsın çocuk?

Bu hafta sonu Bandırma Kırmızı deplasmanıyla ilk yarı bitiyor. Sonrası Allah Kerim. İkinci yarı elde oyuncu kalırsa(!) takım çıkıp maçlarını oynar…

xxx

Basketbolu, voleybolu sevmeyebilirsiniz belki ama siz Bursaspor gibi hatırı sayılır bir kulübün başkanı ve yöneticilerisiniz. Statünüz farklı olduğu için normal vatandaş ya da taraftar gibi davranma ayrıcalığınız yok.

Hangi branş olursa olsun gelip, destek vermek göreviniz.

İstanbulspor Beylikdüzü maçı; futbolun tatile girdiği bir süreçte ve normal bir saatte oynansa da yönetim katında bir şey değişmedi, her şey eski hamam eski tas!

Başkan Ali Ay yok, Fatih Pulat yok, Ali Ademoğlu yok, Adem Sakarya yok, Cem Öztürk yok, İlyas Kocaefe yok, Osman Dinsever yok, Yusuf Arslan yok, Fatih Korkmaz yok, Görkem Akbaş yok, Şükrü Çekmişoğlu yok, Ömer Hasan Parlakay yok; ‘yok oğlu yok’ yani!..

Malı Sezer Sezgin’e ihale etmişler, öte tarafta kim varsa arazi!..

Bu şube Bursaspor’un sevgili yöneticiler! Delegelerin oylarıyla bu göreve layık görülmüş sizlerin yani; o zaman neden gelmiyorsunuz maçlara?..

Tribünde şöyle bir görünmeniz, paradan bile değerli oyuncularınız için, manevi destek yerine geçer bu jestiniz, maç bile kazandırır.

Artık kaçıncı kez yazdım hatırlayamıyorum da bıkmadan, usanmadan şube yaşadığı sürece takipçiniz olmaya devam edeceğim. Ben öyle kolay pes etmem onu da iyi bilesiniz!..

xxx

Seyircinin yıllarca basketbol şubemiz olsun diye iş başındaki yönetimlere ne kadar ısrarcı olduğunu iyi biliyorum.

İlk sene salon doldu, geçen yıl şöyle böyle, bu yılsa in cin top oynuyor.

Gelenler de ‘taraftar’ olmanın hakkını sonunu kadar veriyor; ilk düdükle başlayıp, son düdüğe kadar non stop Bursaspor’un yanındalar.

Zaten o sayıları az, yürekleri kocaman Teksas Grubu da olmasa biraz zor maç kazanılırdı!..

Neden küsüldü basketbola, niçin gelinmiyor maçlara anlayabilmiş değilim?.. Üstelik biletler pahalı değil, saatleri de akşam üzerine çekiyorlar ki işi olanlar da gelebilsin diye.

Bu ligin ‘Yalnız kovboyu’ adeta Bursaspor Durmazlar, onlar yine de zorluklarla boğuşa boğuşa kazanmaya devam ediyorlar.

Bu yıl TBL çok daha zorlu; bizden daha büyük bütçeli ve kaliteli kadrolara sahip en az 6 rakip var.

Puan cetveline göz atınca görecekseniz. İlk yarının bitimine 1 maç kala; tek yenilgisini Bursaspor Durmazlar’dan almış lider Türk Telekom kadar Süper Lig’e direkt ya da play-off’lardan çıkma şansımız söz konusu.

Biten bir şey yok yani, üstelik takım son 4 maç iyice ivme kazanmış durumda. Para bulup, 2 takviye yapılabilse, ‘Hoş bulduk Süper Lig’ demek şaka olmaz.

Yönetim ucundan kenarından da olsa şöyle bir dokunuverse bu çocuklara; taraftar da eskisi gibi salona koşup tribünleri doldursa; iddia ediyorum Bursaspor Durmazlar’a ne T. Telekom, ne de diğerleri rakip olur, kanat takıp uçarız.

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR