KÖŞE YAZARLARI

KENTLER-MAHALLE KÜLTÜRÜ

Bu hafta sizleri toplu saklambaçların oynandığı, kağıtların külah şeklinde, uzun ince borulardan üflemeli mermi haline getirildiği, taşlardan kale yapıp arabayla geçenlere kızıldığı bir kültüre götürmek istiyorum.

Neden mi?

Zamane çocuklarının içinde bulundukları ortamı düşündükçe ve onların dört duvar arasında yapayalnız kaldıklarını gördükçe insanın içi acıyor.

Modern binaların sarmaladığı, her tür oyuncağın servis edildiği bir dünyada mutsuz çocukların ve ebeveynlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Hatırlıyorum; benim çocukluğumda hep bir teyze vardı, mahallemizde top oynayınca camını açıp bağıran.

Bu kültürde iskambil kağıtları değil futbolcu kağıtları vardı. Futbolcular önemli değildi, sonundaki rakamlar önemliydi oyunu kazanmak için.

Gol atan hep kaleye geçerdi bu kültürde. Üçlüğü basketle değil artistik vuruşla kazanırdı çocuklar.

 Bu kültürü biz yaşadık, ama çocuklarımızın tüm bu güzellikleri yaşayamayacak olması ne yazık ki çok üzücü!..

***

Mahallelinin birbirini tanıyıp, birbirine sahip çıktığı yıllardı. Çocukken yaz tatillerinde çeşitli işlerde; berberde, terzide çalışırdık.

Yeni yeni arkadaşlar edinirdik. Bize yol gösterenler hep mahallenin ağır abileriydi. Bize hayat dersi verir, zamanın nasıl hızlı geçtiğinden bahsederlerdi.

Kahveci Fehim abi hep Atatürk’ü örnek gösterirdi.

Almancı Adnan, yurt dışı maceralarını anlatırdı. Emekli öğretmen Nedim Amca sessiz bir insandı:

“Sen baskı altında kalmadan hayallerinin peşinden koş” derdi.

***

Bugün bu kültürü yazılarımızın satır aralarında nostalji olarak yaşatıyoruz.

Halbuki sahip olduğumuz imkanlar arttıkça, sokaklar çocuk sesleriyle dolmalıydı. Ama biz çocuklarımızı dikenli tellerin çevirdiği hapishane gibi evlere terk ettik, kendimize de gardiyanlık rolünü verdik!

Senede bir telefon değiştiren teknolojiye aşık yeni nesil ebeveynlerin, “Çocukları tabletlerin başından kaldıramıyoruz” diye şikayet etmeleri sizce de ironik değil mi?

Keşke çocuklarımızla daha çok oyun oynamaya ve çocukluğumuzun oyunlarını öğretmeye zaman ayırabilsek!..

Ne çabuk unuttuk!

Bizi biz yapan oynadığımız oyunlar değil mi?

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR