KÖŞE YAZARLARI

Akşener’e kadınlardan büyük ilgi

MHP’den ihraç edilen İçişleri eski Bakanı Meral Akşener, Bursa Hayat Lokantası bahçesinde düzenlenen iftar programına katıldı…

MHP Bursa eski milletvekillerinden Necati Özensoy, il eski başkanları Hasan Toktaş ve Yüksel Yılmaz ile görevden alınan ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri, akademisyenler, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu, Türk İş Bursa Şubesi eski Başkanı Mehmet Kanca’nın yanı sıra sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaşın katıldığı iftar programında kadınların çokluğu dikkat çekti. Gençler de öyle… Katılımın 2 bin 300 kişi olduğu söylendi.

Çeşitli kamuoyu araştırmalarına göre, 10 MHP oy vereninden 7’si erkek 3’ü kadındır.  Milliyetçi Hareket’in bu kemikleşmiş yapısını Merak Akşener şimdiden kırmış görünüyor. Kadınlarla konuşarak ilgilerinin nedenini sorguladım; özetle durum şundan ibaret:

“İftara katılan milliyetçi muhafazakâr, demokrat, liberal, Atatürkçü hatta sosyal demokrat kadınlar MHP Genel Başkanlığı’na aday olduğu günden bu yana yaşadıklarını “Mağduriyet” olarak algılıyor. Akşener’e yöneltilen tüm hakaret ve suçlamalara rağmen, bir kadın siyasi olarak yoluna devam etmesini ise cesaret ve dik duruş olarak yorumluyor.”

Türk siyasetinde “mağduriyet” ve “Dik duruş”un siyaseten halk nezdinde karşılığı vardır… Hatta ‘Türk siyaseti mağduriyetten beslenir’ bile diyebiliriz…

İftardan sonra Meral Akşener’den önce kürsüye çıkan Yüksel Yılmaz’ın konuşmasına “Çok Değerli Genel Başkanım” diye başlaması dikkat çekiciydi… Bursalılara seslenen Meral Akşener, konuşmasında iktidardan muhalefete ve ‘Balgat’ dediği MHP Genel Merkezi’ne de göndermelerde bulunurken, üslup olarak ise tüm liderlere hitabında “Sayın” sözcüğünü kullandı.

 

‘ÇALIN DAVULLAR ÇAYDAN AŞAĞI’

Akşener söze, Bursa Öğretmen Okulu mezunu olduğunu söyleyerek başladı ve “Gündoğdu köyünün yarısı akrabamızdır” dedi.

Ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bana ‘eve dön’ dediler. ‘Eve meve dönmüyorum’ dedim. Küfür başladı. Ne kadar küfrederseniz küfredin, eve dönmüyoruz. 40 yaşında bakan oldum ve ne kadar güç odağı varsa onlarla mücadele ettim. Ama bu çok dürüst, açık bir mücadeleydi. Allah hasmın bile dürüstünü, ahlâklısını versin.

40 yaşında edilmeyen, küfürler, hakaretler, torunumun nesebine dek ediliyor. Allah aile terbiyesinden insanı mahrum etmesin!”

Ardından da bir Selanik türküsüne atıfta bulundu:

“Bir Selanik türküsü vardır; ‘Çalın Davullar Çaydan Aşağıya, Mezarımı  Kazın Bre Dostlar Belden Aşağıya’ diye. Atatürk söyler, ağlarmış.

Anneannem de söyler ağlardı. ‘Vatan bıraktık evladım’ derdi. Burası anayurdumuz. Vatan kaybetmenin ne olduğunu unutmayın. Bugün bu türküyü yeniden dinlemekte fayda var. Selanik, Gümülcine, İskeçe, Drama artık sınırlarımızda yok. Bunlar sadece Yunanistan’da kalanlar. Daha çok var. Demek ki gökyüzüne bakarak ‘bize bir şey olmaz’ diyerek vatan korunmazmış…”

Şunları söyledi:

“Şehitlerin sosyal medya paylaşımlarına bakın, bozkurt işaretli fotoğrafları var hep. Sayın Bahçeli içiniz sızlamıyor mu?”

 

ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜ DESTEKLİYORUM

Akşener’in çarpıcı açıklamalarından bir de şöyleydi:

“Sayın Kemal Klıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun hapse girmesinden sonra ‘Adalet Yürüyüşü’ başlattı. Allah yardımcısı olsun. Allah gücünü artırsın. Bu yürüyüşü destekliyorum çünkü provokasyon yok. İnşallah hayırlı olur.

İlginç işler oldu. ‘Sokaklarda hak aranmaz, bunun yeri parlamentodur’ dendi. Biz parlamentoda en çok çeken grubuz. Biz bir demokratik hakkın teslimi için yola çıktık. 548 delege imza attı. Mahkemeden mahkemeye gittik. 19 Haziran’da kongre süreci için bir yıl dolmuş olacak. Biz çok zor bir 20 ay geçirdik. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’ni iktidara taşımak istemiştik.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile iftara katılmasına yönelik eleştirileri ise şöyle yanıtladı:

“Sayın Bahçeli! Siz Sayın Kılıçdaroğlu ile bırakın iftar yapmayı ortak Cumhurbaşkanı adayı ile seçime gittiniz. Benim iftara gitmem mi mesele oluyor?”

Atatürk’e, manevi kızı Afet İnan’a ve Zübeyde HanIm’a atılan iftiraları gündeme getiren Akşener “Yapmayın, etmeyin. Bu ülkeyi ruhen bölüyor. Sessiz kalındıkça gelinen nokta bu” diyerek kadınlara seslendi:

 “Bu iftiralara ses çıkarmadığınız sürece, size küfür ve ardından da tecavüzler devam edecektir…”

 

YENİ OLUŞUM = YENİ PARTİ

Akşener şunları söyledi:

 “İtiraz ediyoruz. Eve dönmüyoruz. Beni korkutacağınızı, susturacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz… Ben kadın halimle sizden korkmuyorum. Siz niye benden korkuyorsunuz. Ben tarihçiyim. İstiklal Savaşı’nı başlatan kadınlardır, ilk milli mücadele teşkilatlarını kuranlar kadınlardır. Kadınlar şimdi vaziyete el koymuştur…”

Konuşmasının sonunda ise yeni oluşum adı altında partileşmeye gideceklerinin işaretini ise şu sözlerle verdi:

“1200 arkadaşımla tek tek delegeler de dahil görüşmelerde bulunduk. Yüzde 90 oranında arkadaşımız, 20 Haziran’da görülecek davanın sonunda hakkımız teslim edilmediği takdirde bu yola devam etme kararlılığında. Hakkımız olan koltuğun bekası için verilmiyorsa tuz kokmuşsa, arkadaşlarımızın yüzde 90’ı yeni bir oluşumdan yana… Bugüne dek birbirimize güvendik, halleştik. Gizlimiz saklımız yok. İstişare ettik. Allah hiçbirimizi mahcup etmesin. Ülkemizin birliğini, beraberliğini, milletin dirliğini daim etsin… ”

Yani açık seçik yeni bir parti kuracaklarının işaretini verdi…  Yeni partinin adına gelince; Milliyetçi Türkiye Partisi, Milliyetçi Demokrat Türkiye Partisi gibi isimler konuşuluyor…

Türkiye’de yurdum insanı hep muhalefetin olmadığından dem vurur.

MHP’den ihraç edilerek önü kesilen Meral Akşener’in muhalif bir parti kurup siyaset yapmasına yol verilebilir mi?  İşte orası şimdilik muamma!..

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR