KÖŞE YAZARLARI

Aroma grevinde mutlu son

Aroma meyve suyu firmasının iki fabrikasında Türk İş’e bağlı Tekgıda-İş Sendikası arasında süren toplu sözleşme görüşmelerinde uzlaşma sağlandı…

Gürsu’da bulunan Aroma fabrikalarında çalışan 290 işçi 17 Ağustos’ta greve gitmişti.

Bir önceki dönemde hem yetkili sendika hem de işçiler çalıştıkları kurumun elini rahatlatmak adına fedakârlık yaparak sıfır zammı kabul etmişlerdi.

Ancak toplu sözleşme yetki tarihi olan 1 Ocak 2017 tarihinden sonra mart ayında Tekgıda-İş Bursa Şubesi ile Aroma işvereni arasında görüşmeler başlamıştı.
Sendika yetkilileri kendilerine önerilen sıfır zammı kabul etmemişlerdi...

Uzun süredir zamsız çalışan Aroma işçileri için bu öneri Tekgıda-İş Sendikası tarafından kabul edilemez bulunmuştu…

Arabulucu sürecinde işverenin sunduğu seyyanen zammı kabul etmeyen Tekgıda-İş Sendikası 17 Ağustos’ta grev kararı almış ve 290 işçi greve çıkmıştı…

20 Ağustos’ta gerçekleşen Tekgıda-İş Bursa Şubesi ve Aroma işveren temsilcileri arasında gerçekleşen görüşmede de uzlaşma sağlanamamıştı…

Tekgıda-İş Bursa Şubesi Başkanı Zeki Ertürk, Aroma işverenine yönelik yaptığı çağrıda uzlaşmadan yana olduklarını belirterek gecenin üçü, beşi de olsa görüşmeye hazır olduklarını belirtmiş ve şunları söylemişti:

 “Şunu da beyan ediyoruz. Biz grev yapıyoruz, fabrikanın kapılarına kilit vurmak gibi bir amacımız asla yok. Biz işletmeleri yaşatmaktan yanayız. İşverene çağrı yapıyoruz; 7x24 saat müzakere heyetinin telefonları açıktır…”

Bir kaygı da işverenin lokavt kararı alması yönündeydi. İşverenin yasal süre olan 6 gün içerisinde lokavt başvurusunda bulunmaması işçileri kısmen de olsa rahatlatmıştı…

Öte yandan işçilere Bursa’daki sivil toplum kuruluşlarından, siyasi partilerden, meslek odalarından, sendikalardan yoğun destek gelmişti…

Konuyla ilgili köşe yazımda şöyle bir temennide bulunmuştum;

“Greve çıkan 290 işçiye ailelerini de kattığımızda binin üzerindeki insanımızın bu durumdan etkilendiği açıktır.
Dileğimiz, Bursa markası olarak bilinen Aroma’nın ayakta kalması ve işçilerin de Kurban Bayramı’na toplu sözleşmelerini yapmış bir şekilde huzurla girmesidir… ”

Grevdeki Aroma işçileri Kurban Bayramı’na toplu sözleşmelerini yapmış bir şekilde huzurla giremeseler de…

 

‘İŞVERENİN İYİ NİYETİ’

Bayramın bitiminden sonraki ilk iş gününde müjdeli haberi aldılar.

Tekgıda-İş Bursa Şubesi Başkanı Zeki Ertürk ile görüştüm. Aroma grevinin uzlaşmayla bitmesinden son derece memnun ve şunları söyledi:

“Greve 17 Ağustos’ta başladık, 20 gün sürdü. Dün saat 13.00’te işveren görüşmeye çağırdı. Yaklaşık 5 saat kadar müzakere ettik. Sonuçta ortak bir noktada buluştuk. Çalışanlara, emek camiasına hayırlı olsun…”

Görüşmedeki kritik noktalardan birisi de 38 mevsimlik işçinin kadroya alınmasıydı…

Onda da şöyle bir ortak yol sağlanmış…

İşveren 10 işçiyi 2018 Ocak ayından itibaren kadroya alacak. Kalan 28 işçi de 2018 yılında dışarıdan eleman almak yerine kademeli olarak kadroya dahil edilecek…

Başkan Zeki Ertürk, “İşverene de teşekkür ediyorum. İşverenin de iyi niyeti vardı, karşılıklı iyi niyetle çözdük, uzlaştık. Orta yolda buluştuk. Allah işçilerimize aileleriyle birlikte huzurla yemeyi nasip etsin.” derken…

20 günlük süreçte destek verenlere de teşekkür etmeyi unutmadı:

“Bize 20 günlük süreçte destek veren, yanımızda olan Türk-İş Bölge Temsilciliğimize, Türk-İş’e bağlı sendikalara, tüm sendika, sivil toplum kuruluşu, meslek odalarına, siyasi parti temsilcilerine sonsuz teşekkürler. Bir de bize destek olan basın kuruluşlarına da sonsuz şükranlarımı sunuyorum…”

 

 

AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ YETERSİZ!

Ayçiçeği denilince akla çitlediğiniz çekirdek gelmesin. Ayçiçeği yağı mutfakların vazgeçilmezi. Her ne kadar uzmanlar zeytinyağı üstelik de sızmasının tüketilmesini öneriyorsa da bu çoğu zaman pek mümkün olamıyor. Zira ayçiçeği yağı zeytinyağına, hele de sızmasına göre oldukça ucuz ve dar gelirli milyonlarca ailenin gıda ihtiyacı arasında yer alıyor.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal yaptığı açıklamada üretimin, ihtiyacın üçte birini karşıladığına dikkat çekiyor:

Yağlık ayçiçeği bitkisel yağlar tüketiminde yüzde 75-80 civarında payı ile ülkemizin en önemli yağlık tohumudur.

 Bu yıl yağlık ayçiçeği rekoltesinin 1,4 milyon tonun üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ancak bu üretim seviyesi ihtiyacın ancak üçte birini karşılamaktadır…”

Yağ bitkilerinde yıllardır dışa bağımlı olan Türkiye’nin yanlış tarım politikalarıyla ithalat kıskacından kurtulamadığını, desteklerin düşük girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle üretimin değil ithalatın cazip hale geldiğini belirtiyor.

Sarıbal’ın verdiği rakamlara göre 15 yılda 7 milyon 700 bin ton ayçiçeği ithal edilmiş ve bunlara da 4,2 milyar dolar ödenirken, 6 milyon tonu aşkın ayçiçeği yağı ithalatına ödenen para ise 7, 7 milyar dolar…

Mazotun son bir yılda yüzde 25, gübrenin ise yüzde 30 oranında arttığını belirten Sarıbal;  Trakyabirlik’in yağlık ayçiçeği ön alım fiyatını ise yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için 1.823 TL/Ton olarak belirlediğine, bunun da geçen yıla göre yüzde 8,8’lik bir artışa karşılık geldiğine ve üreticinin mağdur olduğuna dikkat çekiyor…

Sarıbal’ın önerisi ise şöyle:

“Yağlı tohumlarda dışa bağımlı olan Türkiye, üretimini artırmak için ürüne değerinde fiyat vermek zorundadır. Yağ bitkilerine verilen destekler artırılmalı; üretimi artıracak, ithalatı ve dışa bağımlılığı azaltacak politikalar uygulanmalıdır.”

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR