KÖŞE YAZARLARI

Bayramınız kutlu olsun

‘Nerede o eski bayramlar’ demeye başlıyoruz ya!

Salt eski bayramlar değil özlenen…
Çocukluğumuz… Çocukluğumuzu özlüyoruz…

Ama en çok bayramları birlikte kutladığımız, artık aramızda olmayan aile büyüklerimizi…

Yaş grubuna göre, kimileri büyük anne ve dedelerini, kimileri ise anne ve babalarını…

Ya da yitirdikleri diğer yakınlarını…

Bir de elbette teknoloji çağına yenik düşen o insani ilişkileri…

İnsani sıcaklığı…

Artık videolar, şarkılar, türküler ne isterseniz sonsuz seçeneği olan sanal marketten bulup insanlar, bayramlarda birbirlerini telefonla arama zahmetine bile katlanmıyor!

İnternetten güne özel hazırlanmış hazır mesajları alıp sosyal medyadan birbirlerine gönderiyorlar!

Emojiler, imaj fotoğrafları göndermeniz bir dakika bile zaman almıyor.

Zaten çoğunlukla da kişiye özel bir şeyler yazma zahmetine bile girilmiyor, aynı metin tek bir tuşa tıklamak suretiyle herkese gönderiliyor.

Oysa...

Eskiden tebrik kartı gönderirdik. Gençlerin, hele şimdinin çocuklarının hiç bilmediği bir şey…

Özellikle de uzaktaki akraba ve tanışlar için.

Kırtasiyecilerde ve kitapçılarda satılırdı. Manzara, çiçek ve hayvan resimleri olurdu bir de dönemin ünlü şarkıcı ve sinema oyuncularının fotoğrafları…

Bayramdan günler önce alınırdı. Her akraba için ayrı metin oluştururduk, müsvedde hazırlar, oradan tebrik kartına temize çekerdim. Zarflardık, postaneye gider pulunu da yapıştırır gönderirdik.

Çok önemli bir şeydi! Kişiye verilen değerin göstergesiydi.

Uzaktakilerin hayırsızlığı için söylenen bir sözdü; “Bir tebrik kartı bile atmadı!”

Uzaktaki yakınınız için bile bir emek, çaba sarf eder, para ödersiniz…

Şimdilerde sadece ‘Nostaljik’ bir şey!

Hatta internet ödev sitelerinde bilgi notu olarak yer alıyor:

“Telefon, internet, mail gibi yöntemler yaygın değilken, bayram, yılbaşı gibi zamanlarda eş. Dost, arkadaş, akraba gibi uzaktaki kişilere kutlama amaçlı gönderilen üzerinde manzara, ünlü, çiçek, hayvan resimleri olan kart. Geçmişin yaygın uygulamalarına güzel bir örnektir…”

Bir de Pınarbaşı vardı, eski Bursalıların bayramlarını kutladıkları…

Pınarbaşı’nda bayram yeri kurulurdu. Atlı karınca kurulurdu, bisiklet kiralanırdı, yetişkinler halka atar ya da tüfekle ateş ederdik.

Bayram harçlıklarını toplayan çocuklar orada harcardı. Bir de biriktirdiğimiz paralarla kader kısmet alır, yine arkadaşlarımıza kazıttırırdık. Çıkan numaralara göre de kutunun altında bulunan ödülleri verirdik.

Hepsi bitti, gitti… Aile büyüklerimiz gibi!

 

KAZASIZ YOLCULUK İÇİN

Öte yandan bayramlar artık tatil olarak algılanıyor.

Ne yazık ki, her bayramda onlarca kişi yollarda trafik kazalarında yaşamını yitiriyor.

Bu yıl Emniyet Müdürlüğü trafik kontrollerini artırdı.

Yolların kritik olduğu yerlerde droneler uçuşla trafik ihlallerini kayda alıyor.

Artı kara yollarında trafik kontrolleri en üst düzeye çıkartılmış durumda…

Yine de trafik kazalarından can kayıpları haberleri geliyor…

Geçen gün Makine Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Mart, uzun yola çıkacaklara bazı öneri ve uyarılarda bulundu:

 “Maalesef bayram tatili süresince trafik yoğunluğunun artışına paralel olarak trafik kazaları da artmakta, her yıl binlerce insanımızın hayatını kaybettiği, yaralandığı bir tablo ortaya çıkmaktadır.

 Bu durum bayram tatili öncesinde yola çıkmadan sürücülerin ve yetkililerin alması gereken önlemler ve dikkat edilmesi gereken konuların önemini ortaya koymaktadır.

TUİK istatistiklerine göre; 2016 yılında kara yollarında yaşanan 1 milyon 182 bin 491 kazada; 3 bin 493 kişi kaza yerinde, 3 bin 807 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybediyor.

Yaşanan kazaların sebeplerine bakıldığında; yüzde 89,6’sı sürücü, yüzde 8,7’si yaya, yüzde 0,8’i yol, yüzde 0,5’i taşıt ve yüzde 0,4’ü ise yolculardan kaynaklı kusurlar olarak tespit edilmektedir. İstatistikler de bize göstermektedir ki; yaşanan kazaların büyük bir kısmı insan faktöründen kaynaklanmaktadır.”

Öte yandan trafik kazaları nedeniyle geçen yıl Kurban Bayramı’nda 74 kişi yaşamını yitirirken 615 kişi ise yaralanmıştı… Yine geçen yılın Ramazan Bayramı tatilinde 62 kişi ölürken, 201 kişi yaralanmış, bu yılki Ramazan Bayramı’nın bilançosu ise 64 can ve 379 da yaralı olmuştu…

Başkan Mart uyarıyor:

 “İnsan faktörü nedeniyle meydana gelebilecek trafik kazalarını en aza indirmek için bayram tatilinde yola çıkan sürücülerin emniyet kemeri takmaları, hız sınırına uymaları, yorgun, uykusuz ve alkollü araç kullanmamaları ve hatalı sollama yapmamaları gerekir.

Sürücüler, bayram yoğunluğundan uzun süre trafikte kalacaklarını gözeterek, yola çıkmadan önce yeteri kadar dinlenmeli, 2-3 saatte bir mutlaka mola vermelidirler.

Uzun mesafeli yolculuklarda, mümkünse iki sürücü ile yola çıkılmalıdır. Yolculuk öncesi, görüşü engelleyen, refleksleri ağırlaştıran ilaçların alınmaması hususunda özenli davranılmalıdır.

Sürücüler, özellikle hatalı sollama yapmaktan kaçınmalı; virajlarda, kavşaklarda ve tepe üstleri gibi görüş mesafesinin dar olduğu yerlerde hızlarını düşürüp sakin ve sabırlı araç kullanmaya özen göstermelidirler.

Yayalarımızın da yollardaki seyahatleri sırasında trafiğe ve trafik kurallarına azami dikkat etmesi çok önemlidir. Özellikle yoldan karşıya geçişlerde ve karanlık yollarda bu dikkat daha da önemlidir.

Araçlardaki ilk yardım çantası, üçgen reflektör, yangın söndürme cihazı gibi önem arz eden ekipmanların yola çıkmadan önce tam ve eksiksiz olduğu kontrol edilmelidir. Araçların fren, balata, lastik, ön takım, elektrik sistemi, hidrolik sistemi, motor yağı, antifriz vb. konularındaki bakımları da yetkili servislerde mutlaka yapılmalıdır.”

Bayramınız kutlu olsun… Ağzınızın tadı hiç bozulmasın…

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR