KÖŞE YAZARLARI

Şadi Özdemir’den ‘dava ve liyakat vurgusu’

CHP İl Başkanlığı seçimine şunun şurasında 4 gün kalmışken… Ve parti kulisleri fokur fokur kaynarken…

Mevcut İl Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Akademik Odalar Yerleşkesi’nde düzenlediği basın toplantısında başkanlığı dönemindeki icraatını anlattı… Aday olmayacağını net bir dille söyledi…

Aslında bir nevi veda toplantısıydı…

Toplantıya CHP Bursa milletvekillerinden Orhan Sarıbal ile Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri Muharem Or, Neşe Özçelik, İsmail Tekin ile Orhaneli İlçe Başkanı Yaşar Arslan katıldı… (Toplantıya, Yaşar Arslan’ın il ziyaretine gelmiş iken kendi isteği ile katıldığı öğrenildi…)
Çalışmalar hakkında bilgi veren Şadi Özdemir 15 Aralık 2016 tarihinden itibaren yürüttükleri çalışmaları özetledi…

İl başkanı seçildikten sonra ilk altı ayda kendi projeleriyle ilgilendiklerini, ardından Türkiye’nin olağanüstü süreçlerden geçtiğini belirterek 15 Temmuz darbesi ve sonrasında CHP’nin mağdurların başvuru merkezine dönüştüğüne, ardından da referandum çalışmalarının başladığına vurgu yaptı.

Özdemir, “Referandum süreci bitti. Oradan çıktık. Kongreler süreci başladı, ‘Adalet Yürüyüşü’ ile kongrelere ara verdik. Altışar aylık aralarla olağanüstü süreçlerden geçtik…” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü; “Biz parti yönetimine geldiğimizde iktidarın ne demek olduğunu bilen bir anlayışla geldik. ‘iktidar olmak’ demenin bulunduğu ili ilçeyi yönetmek olduğunu biliyorduk. En az 9 belediyeyi hedef edinmiş bir parti olarak yola çıktık. Birbirimizi yıpratmamamız, içe değil dışa dönük çalışmamız gerekiyordu, seçmene yönelik. Geçmişten beri dar kadrocu, ‘Koltuğa yapış, bırakma!’ dar anlayışından çıkıp, sokağa seçmene yönelik çalışmayı öngördük. Sosyal medya ve basın üzerinden birbirini eleştirmenin partiye zarar verdiğini biliyorduk…”

DANIŞMA KURULLARINA ÜYE KATILIMI SAĞLANDI

Ardından da üyelerle partiyi buluşturduklarına değindi:

“Bizde Danışma Kurulu vardır. Bütün üyelere açık yaparak eleştirileri kendi aramızda yapıp dışa yansıtmamayı hedefledik. İlçelerde yaptık, ‘Gelin burada eleştirin’ dedik. Sonra da İl bünyesinde gerçekleştirdik. İnsanlar söz aldı, eleştirilerini yaptı.  Bu çalışmalarda asıl amacımız enerjinin birbirimizin üzerinde harcanmamasıydı. Çeşitli fikir toplantıları da yaptık. Bugün eskisinden daha az sosyal medya üzerinde enerji sarf ettiğimizi söyleyebilirim… Elbette hâlâ bunun üzerinden eleştiri yapanlar, bunu hak görenler var. Ama bunun sayı olarak çok azaldığını biliyordum.”

İşte burada Başkan Özdemir’e katılamıyorum. Belki İl Başkanlığı yarışı bu kadar keskinleşmeden önce öyleydi. Ancak yarış o kadar keskinleşti ki ve karmaşıklaştı ki sosyal medyaya da haliyle yansımaması mümkün değil. Sosyali, kâğıdı, interneti her türlü medyaya yansıyor…

 

HAYATA GEÇEN VE GEÇEMEYEN PROJELER

Başkan Özdemir hayata geçirmek üzere yola çıktıkları projelerden söz etti:

“Üç önemli proje vardı; ‘Biri masanı seç, harekete geç’, ikincisi CHP’li esnafa, diğeri CHP’ye yönelik projeydi. Bin 500 kişi başvurdu. 680’in üzerinde insan görev istedi. Kentsel dönüşüm, engelsiz eğitim, tarım, BURULAŞ’ı izleme gibi masalar kurduk.

Burada amacımız proje ve problem üzerine odaklanan bir yapı oluşturmak, ikincisi de kentteki kamu kurumlarını izlemekti. Akabinde gelen 15 Temmuz sürecinde bu çalışmalarda hedeflenen seviyeye ulaşamadık. ‘İktidar partisi kendi adamlarına iş buluyor’ diye bir yakınma vardı. ‘İş’te CHP. Org’ diye iş arayanla elemanı buluşturan bir sistem kurduk.

Üzerinde daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Partili muslukçu, tamirci, elektrikçi, tesisatçı gibi esnaf arkadaşlarımızla, onlara ihtiyaç duyanların sistemden bulunmasını hedeflemiştik. Altyapısı hazırdı, devreye alamadık.”

Yapabildiklerine gelince; anlattıkları arasında şunlar da yer aldı:

 Altan Öymen’den Murat Karayalçın’a, Dursun Çiçek’ten Mustafa Balbay’a, Gaye Erbatur’a, Özcan Purçu’ya dek onlarca parti ileri geleniyle yapılan söyleşi ve fikir toplantıları…

Ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bursa ziyaretleri; Bursa merkezde ve ilçelerde muhtarlar, azalar, esnaf, iş dünyası, partililer, hemşehri dernekleri, akademik odalar ile yaptığı toplantılar, il ve ilçede gerçekleştirilen mitingler ve Tarım Çalıştayı…
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı son parti yemeğine de değindi:

“Tarım Çalıştayı 3,5 saat sürdü. Gecesinde de dayanışma yemeği yaptık. Genel Başkan’ın katılıp katılmayacağının çok tartışıldığı bir yemekti. Kalabalıktı, salonda hiç yer yoktu. Parasıyla gelinen pahalı bir yemekti. Sosyal demokrat partiler kendilerini finanse etmek zorundadır.”

Ardından da üye ile kurulan iyi diyaloglar sonucu Bursa dışındaki mitinglere ve ‘Adalet Yürüyüşü’ne yoğun katılım sağlandığına dikkat çekti:

“Kadın Kurultayı’na da 2 binin üzerinde kadın katıldı. Adalet Yürüyüşü’ne de yoğun katılım oldu.   Genel Başkan 430 kilometre yürüdü, Bursa örgütümüz de 320 kilometre yürüdü…”

Referandum sonuçlarına atıfta bulundu:

“İlk 6 büyükşehir içinde evet oyu veren tek ildi, sürpriz değildi. Referanduma 5 gün önce, evet oranını 53,7 olarak vermiştik, 16 Nisan’da 53,2 olarak çıktı. Evet bloku partilerin 2 Kasım seçimleri toplamından yüzde 14 ile Türkiye’deki en büyük azaltma Bursa’da gerçekleşti. 6 ilçede hayır önde çıktı. Buradaki referandum sonuçları 9 belediye hedefimizin hayal olmadığını gösterdi…”

Ardından da trafik, içme suyu, plansız yapılan yatırımlar, stadyum, borçlanmalar gibi yereldeki sorunları gündeme getirerek belediye icraatını eleştirdi…

 ‘BİZ DAVA SİYASETÇİSİYİZ’

Ardından da söz il ve ilçe kongrelerine geldi:

“1054 mahalleden 12’sine itiraz geldi. Çok düşük bir oran ama bunun da olmaması lazım. Demokratik kongreler yaptık, ilçe kongremizi yaptık, il kongremize geldik. Biz dava siyasetçisiyiz, bütün bu mücadeleyi dava olarak görürüz. Geçen dönem il başkanlığı aklımızda yoktu, arkadaşlarımızın talebi üzerine görevi almıştık. Uzun bir süreç önce, görev almama kararı almış ve bazı arkadaşlarıma da söylemiştim. Bu kararımızın hâlâ arkasında duruyoruz. Umuyorum ki bu sürecin sonunda barışık, partiyi seçmenle yüzleşerek büyültecek bir model çıkar. Biz de gözlemliyoruz, daha nitelikli, liyakatli, ‘ben diyen değil önce parti, dava’ diyen arkadaşlarımızın partiyi yönetmesin istiyoruz. Böyle diyen arkadaşlar da çok.

Burası özverili makamlardır. Burası da dava insanlarının yapacağı işlerdir. Vermek için insanların kavga etmesi anlaşılır bir şey değildir. Bu süreçte yeni arkadaşlarımız görev alacak, biz de onlara yardımcı olacağız. Partide görev alacaksanız, dava olarak bakıyorsanız, yapılacak çok iş var. Ben il başkanlığı görevinin dışına çıkıyorum ama siyasetin dışına değil…”

Bu arada Özdemir’e il başkanlığı sürecine müdahil olup olmadığını, kulislere de yansıyan bir belediye başkanıyla birlikte bir adayın çekilmesini isteyip istemediklerini sordum:

“Biz o tarihte Adana Kongresi’ndeydik. Böyle bir şeyden hiç haberim yoktu. Müdahil olmam söz konusu değildir. İlgili arkadaşlara da bunu sordum zaten” dedi…

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR