KÖŞE YAZARLARI

ÖSYM kapatılsın yerine mesire alanı yapılsın!

Üniversite yerleştirme sonuçlarını gecikmeli açıklamıştı ÖSYM…  ‘Olabilir’ dendi, ‘hata yapmak istenmiyor’ diye hoş görüldü…

Milyonlarca genç, uzun süre dişlerini sıkmak zorunda kalmış, akraba ortamlarında ‘noldu sonuç?’ sorularıyla epey mücadele etmiş, ‘bekliyoruz’ deyip geçiştirmişti…

Gergin bekleyişin ardından ÖSYM, üzerine düşeni yapmış, ‘gençleri daha fazla bekletmemenin doğru olmayacağı’ bilinciyle sonuçları açıklamıştı…

İlan edilen sonuçların ardından kimi sevindi, kimi üzüldü…

Ama bazıları ya boş yere üzüldü ya da boş yere sevindi. Neden mi?

ÖSYM'den LYS puan hesaplamasında hata yapıldığına dair açıklama geldi.

İlk hesaplamada yanlışlıkla, Tablo 6-C'nin ekindeki okullardan mezun olan adayların ek puansız yerleştirme puanlarının kullanıldığı belirtilen açıklamada, bin 110 adayın yerleştirmesi değişti.

Bin 628 aday daha önce bir programa yerleşmemişken yerleşir duruma geldi.

Daha önce bir programa yerleştiği açıklanan bin 499 aday ise herhangi bir programa yerleşemedi.

Yani ÖSYM, sevinçleri, üzüntüleri birbirine karıştırdı, duygularla oynadı bir nevi… Farkında mıydı? Evet, çünkü özür diledi. “Bu durumdan etkilenen adaylardan özür diler bilgilerine saygıyla sunarız” dedi.

Daha önce FETÖ’nün oyun alanı olan ÖSYM, kopya skandallarıyla, şifreli sorularla gündem olmuştu. O dönemlerde yanlışlığı haykıran gençler, dikkate bile alınmamıştı.

Şimdi de yanlış hesap skandalı…

Düşünün, üniversiteye yerleştiniz diye kutlama yapıyorsunuz ve sabah uyanınca ÖSYM, ‘pardon siz yerleşmemişsiniz’ diyor…

Yani el hesabıyla mı topladılar puanları anlamadım ki… Kaydırma da yapmış olabilirler..

***

Gençler tepkili…

Öyle ki ÖSYM binasının kapatılıp, yerine bol ağaçlı bir mesire alanı yapılması teklif edildi.

Arkadaş ortamlarında kurumun sloganı olan ‘Emeğiniz emanetimizdir’ fıkrası anlatıldı.

ÖSYM’nin de sınava girmesi gerektiği, barajı geçtiği takdirde mülakata tabi tutulması gerektiği, her iki sınavdan ortalamanın üzerinde bir puan aldığında yetkili kurum olabileceği görüşünde birleşildi.

 

***

Şimdi akıllarda tek soru var:

Sınava 5 dakika geç kalanın hatasını affetmeyen ÖSYM’nin bitmek tükenmek bilmeyen hatalarını gençler neden affetsin?

EREN İYİ Kİ VARSIN!

Eren Bülbül… 15 yaşında… Trabzon Maçka’da, PKK’lı teröristleri girdikleri evden erzak çalarken gördü. Omuzlarına ‘vatan’ sorumluluğu yükleyerek, yapabileceğinin en iyisini yaptı, güvenlik güçlerine koşup durumu anlattı. Teröristlerin girdiği evi göstermek için güvenlik güçleriyle gelirken çıkan çatışmada hain kurşunların hedef oldu…

Yaşına bakmayın! Çoğu sözde vatansever kaypakların ağabeyi o.

Küçüklüğüne bakmayın! Çoğu sözde ‘milli görünümlü’ sahtekarlardan daha heybetli o…

Bu vatan kimin? diye soruyor ya şair Orhan Şaik Göyay…

Tarihin dilinden düşmez bu destan,

Nehirler gazidir, dağlar kahraman,

Her taşı yakut olan bu vatan

Can verme sırrına ‘EREN’lerindir.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR