KÖŞE YAZARLARI

Ağustosta ihracata otomotiv freni

Bursa’nın ağustos ayında gerçekleştirdiği ihracatı geçen yılla kıyasladığımızda hem aylık hem de dönemsel bazda artışla karşılaşıyoruz.

2016 Ağustos’unda 949 milyon 581 bin 51 dolar seviyesinde olan ihracatın, bu yıl yüzde 5,71 oranında artarak 1 milyar 3 milyon 805 bin 35 dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz.

Yine ocak-ağustos dönemini kapsayan sekiz aylık dilimde de geçen yıla göre ciddi bir artış göze çarpıyor.

Geçen yıl 8 milyar 335 milyon 876 bin 93 dolarlık ihracata imza atan Bursa, bu yılın aynı döneminde yüzde 11’lik artışla toplam 9 milyar 257 milyon 142 bin 63 dolarlık bir dış satım gerçekleştirdi.

Bu rakamlara baktığımızda 2016’ya göre iyi yoldayız diyebiliriz.

Fakat!

Bu yıl bir önceki aya göre kıyasladığımızda ise haziranda başlayan gerilemenin sürdüğünü ve yılın en büyük kayıp seviyesine ulaştığını görüyoruz.

Bursa’nın haziran ihracatı, bu yılın mayıs ihracatına göre yüzde 0,44’lük bir düşüş yaşamıştı. Bu kayıp, temmuz ayına da yansımış ve Bursa’nın 7’nci aydaki ihracatında 6’ncı aya kıyasla yüzde 7,07’lik büyük bir düşüş yaşanmıştı.

Bu düşüş, ağustos ayında da sürdü ve temmuza göre ağustos ihracatı yüzde 13,61 oranında geriledi.

Başka bir deyişle bu yıl ağustosta Bursa’nın ihracatı, mayısa göre yüzde 21,12 oranında azaldı.

Bir de şöyle ifade edelim; mayısta 1 milyar 257 milyon dolar olan ihracatımız, haziranda 1 milyar 251 milyon dolara, temmuzda 1 milyar 161 milyon dolara, nihayetinde ağustos ayında ise 1 milyar 3 milyon dolar seviyesine kadar düştü.

Bu düşüşe birçok neden gösterilebilir ama en rasyonel olanı sektörel bazda yaşanan rakamsal dalgalanmadır.

Bilhassa yaz aylarıyla birlikte otomotiv sektöründe yaşanan yavaşlama, Bursa ihracatını doğrudan etkilemektedir.

Haziran ayında mayıs ayına göre yüzde 2,03 oranında gerileyen otomotiv ihracatı, temmuzda haziran ayına göre yüzde 5,09; nihayetinde ağustos ayında da temmuza göre yüzde 28,41 oranında düştü.

Diğer bir açıdan bu yıl ağustos ayında mayıs ayına göre otomotiv sektörü ihracatında toplam yüzde 35,53’lük bir daralma yaşandı.

Bir başka ifadeyle mayıs 2017’de 804 milyon 243 bin 89 dolar olan otomotiv ihracatı, haziranda 787 milyon 384 bin 44 dolara, temmuzda 747 milyon 314 bin 22 dolara ve son olarak ağustos 2017’de de 534 milyon 768 bin 13 dolara geriledi.

Bu gerileme haliyle Bursa ihracatına ağustosta yüzde 13,61 ile bu yılın en büyük daralması olarak yansıdı.

Öte yandan otomotiv sektörünün de hakkını teslim etmek gerekiyor. Bu sektörü 2016 yılına göre değerlendirdiğimizde, bu yılın ocak-ağustos döneminde ihracatının yüzde 9,68 oranında arttığını ve geçen yıl 5 milyar 363 milyon dolar olan rakamı bu yıl 5 milyar 882 milyon dolar seviyesine ulaştırdığını aktarmalıyız.

Öte yandan her ne kadar geçen yıla göre hem total hem de otomotiv ihracatımızda artış yaşanmış olsa da geçen yıllar incelendiğinde yaz aylarında otomotivdeki yavaşlamanın Bursa’nın ihracatını doğrudan etkilediğini görürsünüz.

***

Peki, bu ne anlama geliyor?

Bursa’nın, otomotiv sektörünü yedekleyemediği ve ihracata dönük sektörel çeşitliliği sağlayamadığı ortaya çıkar.

İhracatını bir sektöre ve hatta o sektör içindeki birkaç oyuncuya bağlayan bir şehrin, küresel bir aktör olması mümkün mü?

Bursa’nın ihracatına baktığınızda ilk beşin sırasıyla Almanya, İtalya, Fransa, İspanya ve ABD şeklinde oluştuğunu görürsünüz. Yani Avrupa’ya göbekten bağlıyız, tıpkı ülke toplam ihracatında olduğu gibi…

Eğer biz, ihracatımızı artırmak adına yeni pazarlar arayışında isek önce üretimde çeşitliliği sağlamak zorundayız.

Bu yılın sekiz aylık dilimindeki ihracat rakamlarına baktığınızda bugün hâlâ otomotiv dışında hiçbir sektörde 1 milyar doların üstüne çıkamadığımızı görürsünüz.

Türkiye ihracatının kilit adresi İstanbul’a baktığınızda ise ilk sekiz aydaki 40 milyar 820 milyon dolarlık ihracatta 13 sektörün 1 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirdiği, 8 sektörün 2 milyar doların üstüne çıktığı, 5 sektörün 3 milyar dolardan fazla dış satışa imza attığı ile karşılaşırsınız.

Son yıllarda Kocaeli başta olmak üzere İzmir, Antep, Sakarya gibi birçok il sanayide yakaladıkları üretim kapasitesi ve çeşitliliğin etkisiyle ihracatta tırmanışa geçti.

Bir klişe haline gelen ‘artık kentler yarışıyor’ deyiminden hareketle Bursa’nın mevcut durumda İstanbul’u yakalamanın aksine yerini kaptırmamak için mücadele ettiğini görüyoruz.

***

Ben, sahip olduğu sanayi kültürü, kapasite ve potansiyeli ile Bursa’nın üretimde çeşitliliği sağlayabilecek güçte olduğuna inanıyorum.

Bunun için yeni yatırımlar kadar ehliyet sahiplerinin teşviki de son derece önemlidir. Bu noktada kamu idaresine kent dinamiklerinden daha fazla görev düşmektedir.

Şayet ülkemizde bir ihracat hedefi ve seferberliği var ise doğru oyuncuları bulup, çıkarmak ve teşvik etmek kamunun görevidir.

Uluslararası rekabette ihracatçıyı yalnızlaştıran politikalardan kaçınılmalı, üretimi yalnızca sermayeye odaklayan anlayıştan sıyrılmalı ve birtakım takıntılardan kurtulmalıyız.

Yoksa yerimizde saymanın ötesine geçmemiz pek mümkün görünmüyor!..

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR