KÖŞE YAZARLARI

BTÜ’nün fermanı yazılmış!..

Kıymetli okurlar; Vali İzzettin Küçük önceki gün basınla bir araya gelerek hem kentle ilgili projeler hakkında bilgilendirme yaptı hem de soruları yanıtladı.

Vali Bey’in basınla buluşması kent adına bir sinerji yaratılması yolunda önemli bir adım. Bu toplantıların daha sık yapılması gerekiyor. Zira kimi zamanlar basın bile şehirde neler olup bittiğinden habersiz kalıyor.

Yine basının desteğini alamayan kimi devlet projeleri de istenilen sonucu veremiyor.

***

Eğitim, sağlık, ulaşım, uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin önemli açıklamalar yaptı Vali Küçük.

Ancak Vali Küçük’ün açıklamaları arasında en dikkat çekici bölüm Bursa Teknik Üniversitesi ile ilgili olanıydı.

‘Bursa Teknik Üniversitesi Kestel’e mi taşınacak yoksa Yıldırım’daki mevcut yerinde mi kalacak?’ tartışmalarıyla ilgili sorumuzu cevaplayan Vali Küçük, “Kestel’deki kampüs tamamlanmadan, kimse Bursa Teknik Üniversitesi’ni yerinden çıkaramaz” dedi.

***

Vali Bey’in bu cevabı ne anlama geliyor?

İşin açıkçası beni tatmin eden bir cevap değildi bu.

Evet, Kestel’deki kampüs bitene kadar BTÜ Yıldırım’da kalacak ama…

Anlaşılan sonrasında ranta kurban edilecek.

Ferman çoktan yazılmış!..

***

BTÜ’nün taşınması ya da yerinde kalması meselesi Vali Bey’in doğrudan verebileceği bir karar değil.

Eğer öyle olsaydı eminim ki Vali Bey okulun şimdiki yerinde kalmasını isterdi.

Ancak bu kararı öyle ya da böyle siyasi irade verecek. Siyasi irade de bu kararı verirken muhtemelen etrafında kümelenmiş grupların baskısı altında kalacak.

Devletin yüz milyonlarca lira zarar etmesi ya da etmemesi 1-2 çıkar grubu ile siyasetçinin keyfine kalmış!..

***

BTÜ hadisesinden çıkarmamız gereken dersler var.

Kim bu milletin, bu devletin kanını emiyor bunları tespit etmemiz gerekli.

Uzun bir araştırmaya da gerek yok.

Kestel’deki kampüs alanı ve çevresinde arazi toplayanlar kimlerse onlar bu milletin kanını emenlerdir!

Tabii bir de BTÜ’yü Kestel’e gönderdikten sonra Yıldırım’daki kampüs alanına kim konacak ona bakmak gerekli!

Eğer o alan bir devlet kurumuna kalırsa sorun yok.

Ancak bir derneğe, birliğe, vakfa verilirse… Bilin ki o dernek-vakıf da bu milletin kanını emiyordur!..

***

BTÜ dosyasını açtığımızdan bu yana şehrin tepkisini analiz ediyorum.

‘Kimler, hangi gruplar meseleye nasıl yaklaşıyor’ diye bakıyorum.

Kentin tüm aydınları BTÜ’nün Yıldırım’da kalması gerektiği fikrinde birleşti.

Arsacılar, çantacılar, rantçılar ise okulu taşımak için mücadele veriyor.

***

Görünen o ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ya da Başbakan Yıldırım devreye girmezse BTÜ taşınacak.

Devlet yok yere 700-800 milyon TL para harcayacak. Kestel’de arazi kapatanlar, komisyon toplayanlar cepleri dolduracak.

Olan bu devlete ve millete olacak yine!

İyi de bu işlerin arkasında kim var?

1-2 tane uyanık emlakçı işi değil bu…

Başka kentlerden bile gelip Kestel’de arsa kapatmışlar.

“BTÜ Yıldırım’da kalacak” diyen etkili sandığımız isimler ‘görüşme odası’ndan çıkınca “BTÜ Kestel’e taşınmalı” diye konuşmaya başlıyor!..

***

Bu ülke nasıl bu hale geldi?

Önüne gelen devlet ve hükümet adına ‘racon’ kesiyor!

Dünyadan, ülkeden, ekonomiden haberi olmayan cahil cühela koca kente istikamet vermeye kalkıyor!

Doymak bilmiyorlar!..

Tevfik Fikret ne de güzel anlatmış;

 

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR