KÖŞE YAZARLARI

Neden korkuyorsunuz?

Türkiye, uzun yıllar süren başıboşluğun ardından ‘2023’ diye bir vizyon ortaya koydu. Bu vizyonun altına yüzlerce başlık açıp, hedefler yerleştirdi.

Eğitim, sanayi, teknoloji, ekonomi, kültür…

Hemen hemen 2023 vizyonunun kapsamadığı bir alan yok. Ancak 2023’ün en önemli hedefi; ‘Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak.’

Peki, Türkiye bunu nasıl başaracak?

Domates, biber satarak mı?..

***

Şüphesiz ki toplumsal aydınlanmanın, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ardında hep üniversiteler vardır.

Bugün katma değeri yüksek, teknolojik ve stratejik üretim yapabilen ülkelere bir bakın; ABD, Japonya, İngiltere, İsveç, Güney Kore, Almanya, Fransa, Kanada…

Bu ülkelerin ortak özelliği, bilim üreten yüzlerce teknik üniversiteye sahip olmaları...

Yani mesele sadece üniversite de değil.

Mesele; bilim üretebilecek üniversiteler!

Ne yazık ki Türkiye’de bu konuda ciddiye alınabilecek üniversite sayısı bir elin parmaklarını geçmez!..

***

Tüm bunlarla birlikte;

Türkiye’nin üretim üssü Bursa, 2023 vizyonunun yıldızı olabilir.

BTSO öncülüğünde projelendirilen Gökmen Uzay Havacılık ve Eğitim Merkezi ile TEKNOSAB tamamlandığında zaten üretim kapasitesi yüksek olan kentte yaratılacak potansiyel müthiş olabilir.

Ancak Bursa’nın çok önemli bir eksiği var!

Projeler hazırlamak, binalar dikmek işin kolay tarafı.

O binalara kimleri sokacaksın, o projeleri kimlerle yürüteceksin?

Bilimsel çalışmalarda sana kim öncülük edecek, kim destek sağlayacak?

İşte bu sorulara cevap bulduğunuzda, daha ötesi bu ihtiyacı organize edebilecek bir ortak akıl anlayışı ortaya koyduğunuzda sizin önünüze kimse geçemez…

***

Dolayısıyla;

Bursa’nın tam kapasite ile çalışan, 2023 hedeflerine bilimsel katkı sağlayacak bir teknik üniversiteye ihtiyacı var.

“Bursa’da zaten bir teknik üniversite var. Adı da Bursa Teknik Üniversitesi” diyebilirsiniz…

Ama bilmek gerekiyor ki bu işler söylemle veya tabela ile olmuyor!

Evet Bursa’da bir teknik üniversite var ama bu eğitim kurumu maalesef varlık mücadelesi vermek zorunda bırakılmış.

Sağ olsunlar siyasilerimiz, rantçılarımız, çok bilmişlerimiz, Bursa Teknik Üniversitesi belini doğrultmasın, bilim üretmesin, öğrenci yetiştirmesin diye büyük çaba içindeler!

Hatta bu konuda yarış içindeler…

Onların tek derdi kimin cebine kaç lira gireceği…

Üstelik bu paraların kimin cebinden çıkacağını da hiç umursamıyorlar!

***

Oysa 2010 yılında kurulan Bursa Teknik Üniversitesi için şu an ‘Şehir Hastanesi’nin yükseldiği alanda kampüs yapılacaktı…

Ne oldu, kimler araya girdi bilinmez ama o arazi BTÜ’den alındı.

BTÜ’ye kampüs yapmak için daha sonra Kestel’de, dağ başında arazi tahsisi yapıldı.

Üniversite de başka çare olmadığı için ‘Bu dağ başına nasıl kampüs inşa ederiz’ diye proje hazırladı.

Ancak şans yüzüne güldü BTÜ’nün…

FETÖ soruşturmaları kapsamında örgütün Yıldırım’da devlet arazisi üstüne kurduğu Orhangazi Üniversitesi kapatılınca, devlete geçen eğitim kampüsü geçici olarak BTÜ’ye tahsis edildi.

Böylece BTÜ, 700-800 milyon TL harcayarak Kestel’de bir kampüs oluşturmaktan kurtuldu.

Eldeki kampüste de bazı eksiklikler var. Yeni binalar yapılmalı. 100-150 milyon TL harcanarak, Türkiye’nin en donanımlı kampüslerinden bir tanesi buraya kurulabilir.

Hem ulaşım açısından da yeri gayet uygun…

***

Olayların gelişimine bakınca; hem hainlerin elinden bu ülkenin çocuklarını zehirledikleri okulu almışsın hem de o okulu devlet üniversitesine devrederek milyonlarca TL tasarruf sağlamışsın…

Mutluluk tablosu gibi...

Ama işte burası Türkiye!

“Devlet 800 milyon TL tasarruf edeceğine benim cebime 5 TL girsin” diyebilecek insanlar var bu ülkede!

Ne haramdan, ne yazıktan, ne günahtan, ne yetim hakkından anlıyorlar!

Tutturdular “Bu üniversiteyi Kestel’e taşıyacağız” diye.

“Ortada kampüs yok” dediğinde “Devletin parası mı yok, yapsın yeni bir kampus” diyorlar!

***

Bu ‘yamyam lobisinin’ içinde kimler var bilmiyorum. Ama her kim ki hazır bir kampüs varken cebine 3-5 kuruş atmak için devlet 800 milyon TL harcasın diye çabalıyorsa o kişi vatan hainidir!..

Akıl var, mantık var, vicdan var.

BTÜ’ye ‘kampüs yapın’ diye gösterdikleri dağ başının sadece yolunu yapmak için 70-80 milyon TL’lik bir bütçe gerekli.

O bölgeye sıfırdan kurulacak bir yerleşkenin maliyeti yukarıda da dediğim gibi 700-800 milyon TL.

BTÜ’nün Yıldırım’daki kampüsüne ise 100-150 milyon TL harcanarak mükemmel bir yerleşke elde edilebilir.

Arada 600-650 milyon TL fark var. Yani bu devlet o kadar zengin mi ki 650 milyon TL’yi çöpe atsın!

Bunu hangi vicdan kabul eder?

***

Kestel ve Yıldırım arasında bir tercih yapılacaksa da ulaşım, nüfus, barınma olanakları ortada.

İki ilçenin özel koşullarını incelediğimizde de Yıldırım’ın üniversiteye daha fazla ihtiyacı olduğu ortada.

Büyük bir kentsel dönüşüm hamlesi başlatan bu ilçede, binalarla birlikte kültürel bir dönüşüme de ihtiyaç var. Bunu da en iyi üniversite yapar.

Tabii ki Kestel’e de üniversite yapılsın.

Ama BTÜ’nün hazır yeri varken Kestel’e taşınması akıl işi değil.

Eğer birileri BTÜ’nün Kestel’e hareket katacağını düşünüyorsa bu da yanlış bir hesap.

60 bin nüfuslu bir ilçeyi canlandırmak için yok yere 800 milyon TL harcamayı Kestellilerin vicdanı da kabul etmez.

***

Ortada Bursa’nın önemli bir değeri olan adını bu şehirden alan ‘Teknik Üniversite’ var.

Artık bu kurumu göçebelikten kurtarmalıyız.

Bırakalım Yıldırım’daki kampüslerinde bu ülke ve kent için üretsinler.

Hocaların da öğrencilerin de akıllarını bulandırmayalım!

Ortada tüyü bitmemiş yetimin hakkı var.

Hiç kimsenin bu ülkenin parası üstünden rant sağlamasına izin vermemeliyiz.

Burada tüm Bursalılara görev düşüyor.

Belediyeler, STK’lar, Valilik, BTSO, vekillerimiz devreye girmeli ve bu rant çarkını durdurmalı.

Aksi halde bugün devlete bol bol para harcatarak ‘yolunu bulanlar’ ile bu duruma göz yumanlar yarın yaptıklarının hesabını veremez!..

***

Son olarak bir soruyla yazıya nokta koymak istiyorum:

Geçmişte çevredeki hazine arazilerini bir çırpıda FETÖ’nün üniversitesine tahsis edenler, bununla yetinmeyip çevredeki Polis Okulu ve Barış Manço Kültür Merkezi de dahil olmak üzere birçok kamu binasını da örgütün üniversite kampüsüne bağlama hesapları yapanlar artık icra makamında değillerse eğer, Bursa Teknik Üniversitesi bunca sıkıntıyı neden çekiyor?

Yoksa bir çekince mi söz konusu?

Dönemezler artık bir daha…

Onların inlerine girildi, inlerine!

Kökleri de kazınacak!..

Korkmayın verin hepsini BTÜ’ye…

Haram yok, hile yok.

Paşalar gibi bir devlet okulu…

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR