KÖŞE YAZARLARI

Eğitim elzem!

Farkındaysanız yazının başlığında “eğitim şart klasiğini kullanmayarak ezberleri bozdum. Tüm köşecilere de öneriyorum. Biraz kalıpların dışına çıkınız. “Eğitim olmazsa olmaz, eğitim mutlaka” önerdiğim diğer benzer başlıklar... Yeri geldiğinde kullanınız...

Gelelim yepisyeni müfredatımıza...

Muhalefet müfredatın değiştirilmesinden şikâyetçi. İktidarın son referandum ortağı MHP de dâhil. “Atatürk azaltılmamalı hatta daha fazla olmalı diyor muhalifler. İktidarsa “Müfredatta beden eğitiminde bile Atatürk var diyerek eleştirileri geriye püskürtme gayretinde...

Hal böyle olunca vatandaş da ortada kalıyor. Müfredatı incelemeli her Türk vatandaşı. Kendi kararını vermeli. Zaten bakanlık velilere de müfredatı anlatmaya karar vermiş ki isabet olur. Bir veli olarak anlayamadığım noktalar var benim de...

Misal; 6. sınıf Türkçe kitabındaki bir karikatür.

Bir kutup ayısı buz kütlesinin üstünde, bir adam ise suyun içinde. Kutup ayısı “Tut elimi diyerek patisini sudaki adama uzatıyor. Lakin adam tereddütte. Çünkü kutup ayısı afedersiniz eliyle “nah işareti” yapmakta! Ve öğrencilere şu soru yöneltiliyor karikatür hakkında:

- Karikatür hakkında düşünelim. Bu karikatürün iletisi ne olabilir? Düşündüklerimizi arkadaşlarımızla paylaşalım.

Nah çeken kutup ayısının hemen altında da hatırlatmalar bulunuyor:

1) Göz teması kurarak işitilebilir bir ses tonuyla konuşalım.

2) Tonlama ve vurgulara dikkat edelim.

3)  Uygun hitap ifadeleri ve nezaket sözcükleri kullanalım...

Sen kutup ayısını o halde çiz, altına da konuşma tonlaması ve vurgusu konularında şık tavsiyeler ver. Nezakketten söz et. Nezaket sözcüklerinin önemini körpe dimağlara bildirmeye çalış. Pes doğrusu!..

En bilimsel müfredat” buysa, müfredatta böylesine “özenli davranıldıysa vay çocuklarımızın haline. Vay ki ne vay vay vay... Vay eğitimin haline!..  Bereket versin fark edilmiş. Ya fark edilmeseydi? Ya haberci taifesi de “Nasılsa gelmiş geçmiş en bilimsel müfredat hazırlandı, hata mata olur mu hiç! deseydi?

Kutup ayısı elinin taklidini yapan yüzlerce evladımızı gözünüzün önüne bir getirin. Okulun bahçesinde... Teneffüste... Herkes birbirine dönmüş... Mini mini bedenler ama eller şekil... O minnacık eller... Aman diyim aman!

Apar topar toplatılmış tabii kitap. Üstüne bir de gitti memleketin milyonlarca lirası. Tekrar basılacak lakin tekrar basım öncesinde de teferruatlı inceleme şart. Sincap, fil ve maymunların ellerine kollarına sahip çıkıp çıkmadıklarına iyi bakılsın. Kitabı tekrar bas bas bas nereye kadar? Ağaç kalmaz memlekette... Kontrol şart!

‘Eğitim elzem’ demiştim ya kalıpların dışına çıkarak. Kitapları hazırlayanların “telif hakkı konusunda da eğitilmeleri elzem. Selçuk Erdem’e ait bir karikatürü kullanırken izin almak gerektiğini bilmeleri şart. İnternetten istediğini al, beğendiysen kullan. Olur mu öyle?

Hayatında telif hakkı nedir bilmeyenler kitapları hazırlamışsa bir kere daha vay vay vay çocuklarımızın haline!

Emeği geçen ekibi cetvelle sıra dayağından geçirmeli Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz. Falaka ağır olur. Cetvel yeterli!..

 

 

 

 

 

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR