KÖŞE YAZARLARI

Gündeme yaklaşımlar

ABD’deki mahkemede jüri Hakan Atilla’yı 6 suçlamanın beşinden suçlu buldu. Rıza Sarraf ise ortalıkta yok. Çünkü o artık itibarlı bir tanık. Dolandırıcı azıcık yatıp kuşlar kadar özgür olacak, suçsuz bir adamsa yıllarca cezaevinde yatacak. Hem de ABD’de. Oranın cezaevi şartları malumunuz.

Bir de İran’ın mevcut karışıklığı bile kararı etkiledi bence. Amaç İran’a gözdağı vermekse tam zamanıydı. Jüri de golü attı. Rıza’nın asistiyle... Dünyada adaletin olmadığı bir kez daha idrak edildi...

xxx

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu okul çevrelerinde uyuşturucu satışıyla ilgili mücadelede kararlı olduklarını vurguladı:

Okulun çevresinde bir uyuşturucu satıcısını gördüğümüz zaman; beni ne kadar kınarlarsa kınasınlar, ne kadar eleştirirlerse eleştirsinler o uyuşturucu satıcısının ayağını kırmaya polis görevlidir. Suçunu bana atsın. 20 yıl içeride yatmaksa yatarız.

Özellikle okul çevrelerinde uyuşturucu satımıyla elbette mücadele edeceğiz ama ironi olmadan “ayak kırma” benzetmesi biraz fazla kaçtı. Bir sonraki adım “İki tanesini asacaksın bak bir daha yapıyorlar mı! olduğundan, teşbihte biraz kendimizi dizginlemeliyiz. Teşbihte hata olmaz. Teşbih hata kaldırmaz...

xxx

Diyanet İşleri her sene 7-8 kez gündeme damgasını vuruyor. 2018’in ilk vukuatı ise hayli çabuk geldi. “Dini Kavramlar Sözlüğü” diye bir sözlük hazırlayıp, “9 yaşındaki kızların buluğ çağına erişmiş kabul edildiklerini bildirdiler ve “Buluğ çağına erişen kızların evlenebileceklerinibelirttiler zatıalileri!..

9 yaşındayken evlenmeye yeşil ışık yani...

Bizi sevmeyen Avrupalılar tam da böyle malzemeler ararken, sağ olsun bizim Diyanet İşleri de malzemenin hasını veriyor ellerine. Yoksa Diyanet içinde de bir takım derin uzantılar mı mevcut diye düşünmeden edemedim!..

“Bir ülkeyi uluslararası boyutta itibarsızlaştırma, zor durumda bırakma” görevi alınsa herhalde anca bu kadarı yapılır. Fazlası değil... Garip ama gerçek!..

xxx

Yerli et kesimi azalınca, etler Avrupa’dan ithal gelince kokoreçin fiyatı tavan yaptı. Kilosu 70 lirayı buldu. Olacak iş değil tabii. Durduk yerde kokoreç kıymete bindi.

Avrupa Birliği kokoreçi yasaklayacak diye korkarken, kokoreç kendi kendini bitirecek bu gidişle. Avrupa’dan et almaya aynen devam edersek kokoreçimizin yerinde yeller esecek pek yakında...

Belki de sadece kokoreç amaçlı hayvan çiftlikleri de kurulabilir aslında. Etten kazanamayan yerli üreticinin can simidi sakatat olabilir. Hesabını kitabını ona göre yapar yerli üreticim. Neye niyet neye kısmet...

Hükümet fahiş fiyatı görünce sakatat ithaline izin verir mi acaba? Zannetmiyorum...

 

 

 

 

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR