KÖŞE YAZARLARI

“CAN BULA CANANINI”

Ve gidiyor bu yılın en aziz misafiri. Uğurluyoruz onu. Hüznümüz ondandır. Bayram yetişiyor rahmet ve mağfiret ayı giderken yalnızlığımıza. Bizi bir bayrama daha ulaştıran Rabbimize hamdolsun!

Bayramımız hepimize mübarek olsun, uğur olsun boynu bükülmüş Müslümanlarına dünyanın. Zafer olsun savaş görüp evsiz yurtsuz bayraksız kalmış mümin kardeşlerimize. Şifa müjdesi olsun gönlümüzün ve vücudumuzun hastalıklarına. Kötülüğe kalkan oruçlarımız, gecenin karanlığına aydınlık sahurlarımız, miracımızın ve ruhumuzun yüceliğine sebep namazlarımızla uğurlarken ramazanı daha nicelerine zafer ve birlik beraberlik içinde ulaştırsın Rabbimiz.

Sabrı tekrar ettik, şükrü bereket vesilesi kıldık, tefekkürü hatırladık iftarlarımıza yakın. Mahzun gönülleri aradık, yaralı yürekleri bulmaya çalıştık, sıkıntılı canlarımızı duymaya çalıştık. Acının, hüznün ve gözyaşının dağladığı coğrafyaları seyrettik evlerimizdeki rahat minderlerimizden. Gün oldu düğümlendi boğazımız ve açılmadı günlerce…

Umudu sönmüş kardeşliği gözlemledik sahur yaparken. İnsanlığa umut olmuş bir medeniyetin çocukları olduğumuzu hatırladık sonra. Birliğimizin, beraberliğimizin, dirliğimizin bombalanmasına rağmen her defasında güçlenen kardeşliğimizi gördük canlarımıza yanarken… Mazlumların, yoksulların, yetimlerin ve kimsesizlerin umudu olmak fikri diriltti yeniden bizi.

Kavganın ve karmaşanın devleti güçsüzleştirip bayrağa göz dikenlerin, bayrağın gölgesinde okuduğumuz Kur’an’ın varlığına göz dikenlerin oyunu olduğunu fark ettik ve sağ-sol ayırmadan birbirimizi sevmenin çare olduğunu anladık. Biz iftara ve kardeşliğe sofra kurarken, birlikte aynı duaya “amin” diyen kardeşliğimize pusu kuranları ve onların muhibbanlarını seyrettik hayretle… kenetlendik ve “Ey planları iyi bilen, senden, sadece senden istiyoruz bizi boş çevirme” diye yalvardık.

Mukabelelerimiz oldu hem camilerimizde hem evlerimizde. Rahmet meleklerini davet ettik yuvalarımıza ve kuruyan gönüllerimize. Hanemize yayılan neşe ve muhabbetin ilahi menşeli olduğunun farkına varınca kararlar aldık kitabımızla olan muhabbetimizin sıklığına dair. Öyle değil miydi bir gece inmeye başlayınca bin aydan hayırlı olan gece varsa biz bunu şöyle anladık: Kur’an gönlümüze inmeye başlayınca değerimiz bin kat daha artacak. Kadrimiz kıymetlenecek…

Fitrelerimiz, zekatlarımız, ikramlarımız ve sadakalarımız derken işte geldik. Bayram ediyor bir aylık sabrımız. Allah’ın lütfuyla ihya edilen, neşe ve sevinç günlerinden birine daha ulaştık. Bayramımız ibadettir, zikirdir, tekbirdir, duadır; sıla-ı rahim, paylaşma, huzur ve umuttur bizlere ve nesillerimize. O halde umutları söndürmeyelim. Bayram sevincimizi gönüllerden gönüllere, gözlerden gözlere, dillerden dillere, evlerden evlere dalga dalga yayalım. Bayramla sevinmeyen bir gönül, hüznü dinmeyen bir mahzun, başı okşanmamış bir yetim, eli öpülmemiş bir büyük bırakmayalım.

Sırf Allah’ın rızasını kazanmak uğruna küskünlüklerimizden vazgeçelim. Bereket ve sükunet yağsın gittiğimiz her yere. Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin, gönül coğrafyamızın ve İslâm âleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımızla kutluyoruz.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR